Emeklilik için farklı dönemlerde SSK, Bağ-Kur veya Emekli Sandığı kapsamında çalışmış kişileri ilgilendirebilecek dikkat çekici bir yargı kararı gündeme geldi. Davaya konu olayda sigortalı, emeklilik hesabında yalnızca SSK kapsamındaki hizmetlerinin dikkate alınmasını istedi. SGK'nın talebi kabul etmemesi üzerine başlayan yargı süreci Yargıtay'a kadar taşındı.

EMEKLİLİK İÇİN SGK'YA BAŞVURDU

Davaya konu kişi ilk olarak 26 Haziran 2021 tarihinde yaşlılık aylığı için tahsis talebinde bulundu. Haziran 2022'de yeniden başvuru yapan sigortalı, yalnızca SSK kapsamındaki prim ödeme günleri dikkate alındığında emeklilik şartlarını sağlayabildiğini belirtti. Sigortalı, SSK kapsamında 25 yıllık sigortalılık süresi, 51 yaş ve 5 bin 450 prim günü şartlarına tabi olduğunu belirterek emeklilik hesabının buna göre yapılmasını istedi.

SGK TALEBİ KABUL ETMEDİ

Sosyal Güvenlik Kurumu ise başvuruyu kabul etmedi. Bunun üzerine sigortalı konuyu yargıya taşıdı. Davacı, yalnızca SSK kapsamındaki hizmetlerinin dikkate alınmasını ve hak ettiği halde alamadığı aylıkların da faizleriyle birlikte kendisine ödenmesini talep etti.

MAHKEMEDEN EMEKLİ LEHİNE KARAR

İstanbul Anadolu 21. İş Mahkemesi tarafından görülen davada Haziran 2022'de yapılan başvurunun geçerli olduğu sonucuna varıldı. Mahkeme, başvuruyu takip eden ay başı olan 1 Temmuz 2022'den itibaren davacıya yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğine karar verdi. Ödenmeyen aylıkların da faizleriyle birlikte ödenmesi yönünde hüküm kuruldu.

HİZMET BİRLEŞTİRMESİ KONUSUNDA DİKKAT ÇEKEN KARAR

Davanın önemli noktalarından biri farklı sigortalılık statülerindeki hizmetlerin birleştirilmesi oldu. Yargılama sürecinde sigortalının emeklilik koşullarını yalnızca SSK kapsamındaki hizmetleriyle karşılayabilmesi halinde Bağ-Kur hizmetlerini de emeklilik hesabına dahil etmeye zorlanamayacağı kabul edildi. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun benzer uyuşmazlıklara ilişkin kararlarında da sigortalının hizmet birleştirmesine zorlanamayacağı ve bu konudaki iradesine önem verilmesi gerektiği belirtiliyor.

SGK KARARI YARGITAY'A TAŞIDI

İlk derece mahkemesindeki kararın ardından dosya istinafa taşındı. İstinaf incelemesinde hizmet birleştirilmesine ilişkin karar korunurken faiz başlangıcı SGK mevzuatındaki süre dikkate alınarak yeniden değerlendirildi. SGK daha sonra dosyayı Yargıtay'a taşıdı. Yargıtay 10. Hukuk Dairesi ise Bölge Adliye Mahkemesinin kararını onadı.

GEÇMİŞ AYLIKLARA FAİZ UYGULANACAK

Kararın emekliler açısından dikkat çeken diğer bölümü geçmişe dönük aylıklara ilişkin oldu. Davacıya hak kazandığı tarihten itibaren yaşlılık aylığı bağlanırken geçmiş dönemde ödenmeyen aylıklar için de faiz uygulanmasına karar verildi. Ancak faizin başlangıcında SGK'nın yasal işlem süresi dikkate alınıyor. 5510 sayılı Kanun'un 42. maddesine göre SGK'nın gerekli belge ve incelemelerin tamamlanmasının ardından gelir, aylık veya toptan ödeme işlemlerini en geç üç ay içerisinde sonuçlandırması gerekiyor. Yargıtay'ın başka kararlarında da geciken aylıklarda faiz sorumluluğunun bu üç aylık sürenin sona ermesinden itibaren başlaması gerektiği belirtiliyor.

HER EMEKLİ OTOMATİK OLARAK ÖDEME ALACAK MI?

Hayır.

Karar, bütün emeklilere otomatik olarak geçmişe dönük maaş ve faiz ödeneceği anlamına gelmiyor. Karara konu uyuşmazlık, farklı sigortalılık statülerinde hizmeti bulunan ve yalnızca belirli bir statüdeki hizmetleri üzerinden emeklilik koşullarını karşılayan sigortalının durumuyla ilgili. Benzer durumda bulunan kişilerin prim geçmişi, sigortalılık statüsü, tahsis başvurusu ve emeklilik koşulları ayrı ayrı değerlendirilmek durumunda. Bu nedenle kararın “tüm emeklilere geriye dönük toplu ödeme yapılacak” şeklinde yorumlanmaması gerekiyor.

KİMLERİ İLGİLENDİREBİLİR?

Karar özellikle çalışma hayatının farklı dönemlerinde SSK, Bağ-Kur veya Emekli Sandığı kapsamında hizmeti bulunan kişiler açısından önem taşıyor.

Emeklilik şartlarını yalnızca SSK kapsamındaki hizmetleriyle sağlayan ancak diğer sigortalılık sürelerinin birleştirilmesi nedeniyle farklı bir emeklilik hesabıyla karşılaşan kişiler açısından karar emsal niteliği taşıyabilecek. Bununla birlikte her dosyanın kendi sigortalılık geçmişine ve hukuki koşullarına göre değerlendirilmesi gerekiyor.

YARGITAY KARARI NE ANLAMA GELİYOR?

Kararın iki önemli sonucu bulunuyor. Birincisi, gerekli koşulların oluşması halinde sigortalının farklı statülerdeki hizmetlerinin tamamını birleştirmeye zorlanamayabileceğine ilişkin yaklaşım. İkincisi ise emekli aylığının geç bağlanması nedeniyle oluşan geçmiş dönem alacaklarına, SGK'ya tanınan yasal işlem süresi dikkate alınarak faiz uygulanabilmesi. Bu nedenle karar özellikle birden fazla sigortalılık statüsünde çalışmış ve emeklilik işlemlerinde sorun yaşamış kişiler açısından dikkat çekiyor.