COVID sonrası sendromunda görülen kalıcı yorgunluk ve beyin sisinin ardındaki biyolojik mekanizmayı anlamaya yönelik yeni bir araştırma dikkat çekici sonuçlar ortaya koydu.

Kanada’daki Bağımlılık ve Ruh Sağlığı Merkezi’nin (CAMH) öncülüğünde yürütülen ve eBioMedicine dergisinde yayımlanan çalışmada, COVID sonrası sendromu yaşayan kişilerin beyinlerindeki dopamin sistemi incelendi.

Araştırmacılar, elde edilen sonuçların uzun süredir açıklanmakta zorlanılan yorgunluk, motivasyon kaybı, hareketlerde yavaşlama ve hafıza sorunları gibi belirtiler için biyolojik bir açıklama sunabileceğini belirtti.

BEYİNDEKİ DOPAMİN SİSTEMİ İNCELENDİ

Araştırmada pozitron emisyon tomografisi (PET) kullanılarak beynin içindeki biyolojik aktivite ölçüldü.

Bilim insanları, dopamin nöronlarının sağlığı ve bütünlüğüyle bağlantılı bir belirteci COVID sonrası sendromu yaşayan kişilerde inceleyerek sonuçları sağlıklı katılımcılarla karşılaştırdı.

Bulgular, hastalarda striatumun ana bölgelerinde söz konusu biyolojik göstergenin daha düşük olduğunu ortaya koydu.

Motivasyon, hareket ve düşünme süreçlerinde rol oynayan striatumdaki bu düşüşün, dopaminerjik sinir uçlarının yoğunluğunun azalmasıyla bağlantılı olabileceği değerlendirildi.

FARKLI BELİRTİLER FARKLI BEYİN BÖLGELERİYLE BAĞLANTILI

Araştırmada farklı beyin bölgelerindeki değişimlerin farklı belirtilerle bağlantılı olduğu görüldü.

Ventral striatumdaki düşük değerler daha belirgin motivasyon kaybıyla, dorsal putamendeki düşüş hareketlerde yavaşlamayla, kaudat putamendeki düşük değerler ise hafıza sorunlarıyla bağlantılı bulundu.

Çalışmanın kıdemli yazarı Dr. Jeffrey Meyer, bulguları şöyle değerlendirdi:

“Bulgularımız, COVID sonrası dopamin salgılayan nöronların kaybını içerdiğine dair güçlü kanıt sağlıyor.”

Meyer, dopamin sistemi hasarının motivasyon kaybı ve motor yavaşlama gibi belirtilerle bağlantısının daha önce de bilindiğini ifade etti.

ÖNCEKİ ÇALIŞMADA BEYİN İLTİHABI SAPTANMIŞTI

Yeni araştırma, aynı ekibin daha önce yaptığı ve COVID sonrası sendromu yaşayan kişilerin beyninde yüksek iltihap düzeyleri tespit ettiği çalışmanın devamı niteliğinde.

Dr. Meyer, iltihabın dopamin nöronlarına zarar verebileceğinin bilindiğini belirterek şunları söyledi:

“Önceki araştırmamız bu bölgelerde yüksek iltihap seviyeleri gösterirken, bu çalışma aynı bölgelerde dopamin nöron belirtecinin azaldığına ve bu kaybın hastaların belirtileriyle bağlantılı olduğuna dair doğrudan kanıt sunuyor.”

Araştırmacılara göre iki çalışma birlikte değerlendirildiğinde, kalıcı beyin iltihabı ile dopamin sistemi hasarı arasında olası bir bağlantı ortaya çıkıyor.

“COVID’DEN SONRA BAŞKA BİRİ OLDUM”

Araştırmaya yaşanmış deneyim danışmanı olarak katkıda bulunan Susan Deuville de 2021’de COVID geçirdikten sonra yaşadığı sorunların nedenini yıllardır anlamaya çalıştığını söyledi.

Deuville, “COVID’e yakalandıktan sonra bana ne olduğuna dair beş yıldır yanıt arıyorum. Sahip olduğum hayatın ve önceden olduğum kişinin ezici bir kaybıydı” dedi.

Deuville, araştırmanın COVID sonrası sendromunun biyolojik etkilerinin anlaşılması açısından umut verici olduğunu ifade etti.

DOPAMİNİ HEDEFLEYEN KLİNİK ÇALIŞMA PLANLANIYOR

Araştırmacılar şimdi bulgulardan hareketle dopamin işlevini hedef alan yeni bir klinik çalışma başlatmaya hazırlanıyor.

Önümüzdeki aylarda başlaması planlanan çalışmada, dopamin aktivitesini değiştirmenin COVID sonrası sendromu yaşayan kişilerde hafıza, motivasyon ve yorgunluk üzerinde iyileşme sağlayıp sağlamadığı araştırılacak.

Çalışmanın University Health Network ile iş birliği içinde yürütülmesi planlanıyor.